More servicesWindows Live
HomeHotmailSpacesOneCare
 
MSN
Sign in
 
 
Spaces home  S@hr@N€h!r'in sohbet evi...PhotosProfileFriendsMore Tools Explore the Spaces community
İyi yürekli insanlar:)))
Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!
  • August 04 5:35 PM
    "http://www.wallpapergate.com/phpthumb/phpThumb.php?src=../data/media/1285/Rose_022.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor. 
     
    SELAMÜN ALEYKÜM KARDEŞİM HAYIRLI GÜNLERLER SELAM VE DUA İLE
    HABERDAR MIYIZ?
        Zehra Korkmaz
      
       Uzaklarda yakınlar var.
       Yakınlar ırak.
       Haberim uzaklarda, haberim içimde.
       İçim uzaklarımda.
       Dünya bir haber için dönüyor. Dalından düşerken bir yaprak, düşerken ilk ak saçlara, bir haber doğuyor / batıyor. Kovalanan o, kaçırılan o. Dağdan, taştan, uçan kuştan; yerden, gökten, sarı çiçekten sorulan o. Uğruna insana kıyılan, zamana kıyılan o.
       Bir haber... Bir haber...
       Sesler, sular, sorular bir haber.
       Bir denizin son damlasında mısın? Denizi boşaltmalıyım damla damla. Dünyanın son gününde misin? Beklemeliyim an an. O son günde gök devrilir, yer yarılırken ve dağlar yürürken ellerimdeki fidanda mısın? Toprağa ermeliyim, toprağa erdirmeliyim.
       Akan yaşlardan sorulursun. Akmayan yaşlardasın.
       Geçen zamandan sorulursun. Geçmek bilmeyen dakikalardasın.
       Gelenlerden sorulursun. Gidenlerdesin.
       Sözlerden sorulursun. Sükûttasın.
       Bu devirde habersiz kalır mı insan? Dünyaların ortasında dünyasız kalır mı? Böyle yollara, böyle yıldızlara bakar mı? Uzaklar bu kadar yakınlaşmışken... Heyhat yakınlar uzak oldu. Kendime ıradım. Bize ıradık.
       Haberim, gözü yolda muhacirleri bekleyen Medine'dedir. İçimizdeki Medine'nin kapıları kapandı. Biz gitti, ben kalmadı.
       Haberim bir ateştir. Bıraksam yanarım. Tutsam yanarım. Yanmaktır. Kül olmaktır. Küllerinden yeniden doğan ankanın kanatlarındadır. Yanarak varılır zümrüt ülkeye.
       Dağların sırtındadır. Dağların kaldıramadığıdır.
       Herkesin dilindedir. Herkesin bilemediğidir.
       Herkesin bildiğidir. Herkesin yüklenemediğidir.
       Garip gönüllerin garip güzelliğidir.
       Gözlerdedir. Sözlerdedir. Gözlerdeki ve sözlerdeki perdelerdedir. Perdeleri bildirendir.
       Geceyi bölen, karanlığı bölen, ölü uykuları bölen sestedir.
       Ellerimdedir. Ellerindedir. Kan ter içinde peşinden koşarken ellerimden, ellerinden akıp gidiverendir.
       İçimizde taşırız da dışımızda ararız. Dışımızdan sorarız. Doğan batan yıldızlar gökte değil, bizdedir. Giden gelmeyen, kaybolan yollar bizdedir. Menzil bizdedir. Menzil uzaklardadır.
       Kar tanelerindedir. Yağmur damlalarındadır. Hangisiyim? Kar tanesi mi, yağmur damlası mı? İkisi de toprağa karışır gider. Yalnız kar tanesi kendinden geçerek, kendini terk ederek gider. Eriyerek, su damlası olarak gider.
       Toprak olan ellerim değil, toprağım gönlümdedir. Toprak kalan, kalacak olan gönlümdür.
       Haberim toprağımdadır.
       Baharın ilk günlerindeki sonra son günlerindeki sabah vakitlerinin ısıtan serinliğindedir.
       İzlenir, kovalanır, gözlenir, takip edilir, duyulur... ve dinlenirken kaçırılır. Kovalanan seraptır, hayâldir, heyuladır, yalandır. Kaçırılan hakikattir. Canlar sessizce giderken, bir sarı çiçek öyle mahzun boynunu bükerken, bir kar tanesi kimseler bilmeden kendinden geçerken kaçırılır. Toprağım kayar, kayar...
       . . .
       Dışımızda kapılar açılır, açılır... Açılan her kapı gönlümüzde bir kapıyı kapatır. İçimizdeki gizli şehir hep gizli kalır. Medine bekler, bekler... Yorulur bekler, oturur bekler, kalkar koşar bekler. Gizli gölün suları toprağına daha bir gizlenir. Bekler. Raflarda okunmamış bir kitap kalır, bekler.
       Esasında uzaklar ne kadar yakındır. Serçe parmağımla şehadet parmağımın acısı kadar yakındır. Ve yakın oldukça Medine'nin kapıları hep açıktır. Medine beklemekten yorulmuşken, düşmeden kavuşandır. Gizli gölün suları derinlerde beklerken uyuyakalmıştır. Lâkin kulağı toprağımızdadır. Ve toprağım ses verende göl kendinden geçer, sularından nice nehirler çağlar. Raflardan iner de kitabın sayfaları açılır birer birer, söyler birer birer. Yoksa okunmamış bir kitap ne söyler, nasıl söyler?
       Devir kötüdür. Devir zalimdir. Karanlıktır. Dıştadır. Son zamanlardır.
       Haberim; sonlar nice ilkleri besler, taşır, büyütür der. Zalimdir, lâkin mazlumlara nice müjdeler vardır: Perdeler kalkar. Sözler erer. Karanlıktır, lâkin yıldızlar karanlıkta doğar. Kardeşlerim, der. Onlar görmeden sevdi, der. Gözlerden gönüle değil, gönülden gönüledir yol der.
       Sonra yol görünür. Haberler biter, unutulur, kaybolur. Bir haber kalır.
       Önümde dağlar vardır, sular vardır. Önümde ateş vardır. Ateşi tut, denilir. Ateş yakar yan, denilir. Sonra dağlar yürür, sularda yürünür.
       Son katar yolcularını önüne katar kalkar. Her seher kalkar, sehere gider.
       Karanlıklardan geçer de gider.
       Söz sükûta erer de gider.
       Yaşlar gözlerde kalır da gider.
       Zaman geçmez olur, gönüle kurulur da gider.
       Yağmur kara döner de gider.
       Toprağım konuşur da gider.
       Medine görünür de gider.
       Uzaklar yakın olur. Haberlerinden geçilir. Haberdar olunur.
  • July 11 9:11 PM
  • July 10 7:40 PM
    MEVLANA'NIN YEDİ ÖĞÜDÜ_HYP015 
  • June 14 1:28 AM
    HERBİRİNİZE AYRI AYRI TEŞEKKÜR EDİYORUM ARKADAŞLAR:)
    ALLAH RAZI OLSUN...
  • May 30 12:22 AM
          y1pX7f-C-p4igJDtmVNEcXM5Ya-ytyGYZt6RTdsorTM6pt95ELoT8o5m2tFCZJM9pKAVHMZ8n4SFB4 sevgi ve saygıdeğer arkadaşıma hayırlı cum'alar y1pX7f-C-p4igJDtmVNEcXM5Ya-ytyGYZt6RTdsorTM6pt95ELoT8o5m2tFCZJM9pKAVHMZ8n4SFB4
More...
No list items have been added yet.
No list items have been added yet.
No list items have been added yet.
No list items have been added yet.

S@hr@N€h!r'in sohbet evine hoşg€ld!n!z

Akıllı, ameline dayanır, câhil, emeline dayanır. Bilgin, kalbiyle, gönlüyle bakar görür; câhil, gözüyle bakar görür.
Updated 3/14/2007
Updated 7/7/2007
Updated 3/14/2007
August 17

BERAT KANLİMİZ MUBAREK OLSUN

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Ey yüceler yücesi ulu Rabbim
Dualarımızı kabul günahlarımız affet
Bizleri cehennem azabından koru
Gıybetten,küferden,küçük  büyük zinadan koru
Cennetinde cem eyle
yavrularımızı ve bizleri efendimiz Muhammet Mustafa (s.a.v) Ahlakıyla ahlaklandır...
                        AMİNNNN...
 
 
June 19

saat

                                                       

                                                                       

 

 

 

June 15

insan kendi kendinin yazarı olurmu?

                                             

 

                                           

 

En tehlikeli yazdiran kim?

 Farkinda misiniz; sizin yazdirdiginiz ve sadece size ozel kitabiniz her gun yeni bir boyut kazaniyor.

 Hacmi kimi zaman olumlu, bazen de olumsuz anlamda genisliyor.

 Hakkinizda sahitlik edecek bu kitabin en tehlikeli 'yazdiricisi'nin kim oldugunu biliyor musunuz?

 Eski Turk filmlerinden biliriz: FabrikatÖR isadamimiz makam odasinda eli cenesinde bir o yana bir bu yana dolasip durmakta, bir yandan da ya bir mektup ya da onemli resmi bir evraki 'kâtibe'sine yazdirmaktadir.

 Ve bu sirada sik sik 'Yaz kizim!' sozlerini duyariz.

Biraz zaman gectikten sonra da, 'Bir oku bakalim, ne yazmisiz?' sozleri duyulur. O beyin 'yazdirdiklarini' kontrol ve duzeltme sansi her zaman var.

 Begenmediyse duzelttirebilir, olmadi tamamen sil bastan deyip yeniden yazdirabilir.

 Peki, bizim boyle bir sansimiz var mi? Farkinda miyiz belli degil; ancak biz de her gun birilerine bir seyler yazdiriyoruz.

 

Hem de oyle bir yazdiris ki, hic ara vermek yok.

Yataktan kalktigimiz andan basliyor, gece olup da bir daha yastiga bas koydugumuz âna kadar devam ediyor.

 Epey stresli bir o kadar da tehlikeli bir yazarlik aslinda bu;

ama biz maalesef cogu kez bu tehlikenin pek de farkinda olamiyoruz.

 Ne soylesek, ne yapsak yaziliyor, aslinda biz yazdiriyoruz.

 Tabii ki Kiramen Kâtibîn meleklerinden bahsediyoruz.

 Hani cocukluk caglarinda bu melekleri ilk ogrenenlerin ayna yanindan gecerken âni bakislarla gormeye calistigi 'omuzbasi yazicilari'ndan.

 Onlar Infitar Sûresi'nde 'Degerli Yazicilar / Kirâmen Kâtibîn' olarak gecer: 'Muhakkak uzerinizde bekciler, degerli yazicilar vardir.Onlar, yapmakta olduklarinizi bilirler' 10-12. Ardindan atalarimiza 'soz gumusse sukût altindir' dedirten Kaf Sûresi'ndeki su ayetler gelir: 'Iki melek (insanin) saginda ve solunda oturarak yaptiklarini yazmaktadirlar.

 Insan hicbir soz soylemez ki, yaninda gozetleyen, yazmaya hazir bir melek bulunmasin.' (Kâf: 17-18) Hadislerden anlasildigi uzere, kul gunah islediginde, soldaki melek bunu derhal kaydetmek ister.

 Sagdaki melek mudahale ederek ona, biraz daha beklemesini, belki tevbe edip pisman olacagini, belki bir sevap isleyip gunahini ortecegini soyler. Nitekim boyle olabilecegini anlatan hadisler de vardir.

 Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) soyle buyurmaktadir: 'Nerede olursan ol, Allah'tan kork! Kotuluge daima iyilik ekle ki onu silsin. Ve nsanlar arasinda iyi ahlakla yasa.' (Tirmizi, Birr 55) Melekler her seyi yazip cizip, tespit  etmektedirler.

 Isin kotusu bu 'gunah-sevap gunlugu',  bu her seyi ince ince yazan defter bir gun onumuze >acilacak ve hesaba bundan cekilecegiz: 'Her insanin  amel kusunu (defterini) boynuna yaftaladik. Kiyamet gunu onun icin, acilmis olarak bulacagi bir kitap cikaririz.

Kitabini oku, bugun nefsin sana hesapci olarak yeter! (deriz)' (Isra, 17/13-14) Evet, Rabb'imiz, 'Oku kitabini!' diyor. Cunku o >kitabi biz yazdiriyoruz.

 Hakkimizdaki hukum bu kitapla belirleniyor. 'Herkes zerre kadar hayir da ser de islese karsiligini ahirette gorecektir' (Zilzal, 99/7-9). 'Kitabini 'sagindan' alan sevinecek, 'sol'undan alan ise bir yandan 'keske toprak olsaydim' (Nebe Sûresi: 40) diger yandan 'keske kitabim verilmeseydi' diyecek (Hâkka, 69/19-20). Yaptigimiz her sey, bir buyuk Zât'a (celle celaluhu) arz ediliyor.

Oyle ise, yururken, konusurken, susarken, yerken, icerken, alisveris yaparken, calisirken-calistirirken dikkat etmek gerekiyor! Gozumuze, kulagimiza sahip olmali, dudaklarimizdan dokulen her bir sozun ya 'zakkum' ya da bir 'tûba' agacinin cekirdegi olarak sonsuz iklimlere gonderildigini bilmemiz gerekiyor.

 'Ilahi guvenlik kamerasi' her seyimizi hem de omuz basimizdan kaydediyor.

Gaflet gozumuze perde olmamali.

Onumuze kondugunda, 'Bunu ben mi yazdirmistim?' dememek icin sahsi kitabimiza iyi  editorluk yapmaliyiz.

 

             

June 04

6.TÜRKÇE OLİMPİYATLARI

 
 
EMEGİ GEÇEN GÖNÜL DOSTLARINI aYAKTA ALKIŞLIYORUM...
 
 
 
Programın en beğenilen bölümlerinden biri Moğol öğrencinin Sakarya Şiiri'ni okumasıydı.
 Şiir öylesine içten öylesine duyguyla okunuyordu ki,
sanki Türkiye Sakarya Şiiri'ni ilk kez bu kadar iyi anlıyordu.
 Bu başarının sırrı ise şu cümlelerle anlaşıldı:
“Yazarken necip fazıl ne hissettiyse bende o hislerle şiiri okudum”

Sahne arkasında yaşananlar da sahne önündeki kadar ilgi çekiciydi.
Kimi programı televizyondan izlerken, kimi aynanın önünde son provalarını yapıyordu.
 Sahneden inen öğrenciler sunumunu başarıyla yapmanın verdiği rahatlamayı yaşarken,
 sahneye çıkacak öğrencilere de cesaret verdi.
 Kamboçyalı öğrencinin Çile Bülbülüm şarkısını böyle güzel söylemesinin arkasında döktüğü emekse sunucuların sahnede aktardıkları notla ortaya çıktı:
 “Bülbül diyebilmek için 3 ay çalıştılar. Bul bul diyorlarmış…”

Programın en beğenilen bölümlerinden birini
 oluşturan Endonezya Mehter Takımı da sahne öncesi heyecanını yenmeye çalıştı.
Sahne arkasındaki heyecanın doruk noktası ise Şarkı
 Yarışmasının halk oylarıyla belirlendiği andı. Sonuçlar açıklandığında sevinenler ve üzülenler bir aradaydı. Birinciliği elde eden Azerbaycanlı Hatice'nin sevinci görülmeye değerdi.

Yarışmayı kaybeden öğrencilerin gözyaşı dökmesi ise kazanmayı ne kadar çok arzuladıklarını gösteriyordu. Programın bitmesiyle birlikte sahnede tam bir coşku dalgası oluştu. Herkes Türkçe Olimpiyatlarına katılmanın hazzı ve bu büyük heyecanı atlatmanın verdiği rahatlamayla gönlünce eğlendi.
Olimpiyatların damaklarda bıraktığı tat gözleri şimdiden gelecek yıl yapılacak olimpiyatlara çevirdi.
 
 

 

YARIŞMAYA KATILAN ÜLKELER

ABD, Afganistan, Almanya, Arjantin, Arnavutluk, Avustralya, Avusturya,
 Azerbaycan Banglades, Belarus, Belcika, Bosna Hersek, Brezilya, Bulgaristan,
Burkina Faso, Brezilya, Cezayir, Cad, Cek Cumhuriyeti, Cin, Danimarka, Endonezya,
Etiyopya, Fas, Filipinler, Finlandiya, Fransa, Gana, Gine, Guney Afrika,
Guney Kore, Gurcistan, Hindistan, Hollanda, Irak, Ingiltere, Iran,
Ispanya, Isvec, Isvicre, Italya, Japonya, Kambocya, Kamerun,
 Kanada, Kazakistan, Kenya, Kirgizistan, Kolombiya, Kongo,
 Kosova, Laos, Letonya , Litvanya, Lubnan, Macaristan, Madagaskar,
 Makedonya, Malavi, Malezya, Mali, MeksIka, Misir, Mogolistan, Moldova,
Moritanya, Mozambik, Myanmar(Burma) , Nahcivan O.C., Nepal, Nijerya,
 Norvec, Orta Afrika Cumhuriyeti, Ozbekistan, Pakistan, Papua Yeni Gine,
 Polonya, Romanya, Rusya Federasyonu, Senegal, Sirbistan, Singapur,
Slovenya, Srilanka, Sudan, Suriye, Suudi Arabistan, Sili, Tacikistan,
Tanzanya, Tayland, Tayvan, Tunus, Turkmenistan, Uganda, Ukrayna,
 Urdun, Vietnam, Yemen, Yeni Zelanda ve Yunanistan. <******>
 
 
 
 
BU KADAR ÜLKEYİ BİR ARAYA GETİRMEK HİÇ KOLAY BİR İŞ DEĞİL.
Ağzı olan konuşuyor
konuşmaya devam sziler konuşurken gönül dostları yol katetmeye devam ediyor...
 
 
Allah razı olsun ...
 
 
 
 
 
 
 

 

 



May 20

Konuşulan konu bilmeden karşı çıktığın şey İSLAMDIR!!!

 

Alıntı

Bilmeden karşı çıktığın şey İSLAMDIR!!!
Rahman ve Rahim Olan ALLAH’ın Adıyla

Önce TV kanallarını ayarladılar. Sonra işbirlikçi basının frekansını. Tüm dinazorlar mikrofonların karşısında yerlerini alabilmek için boyun bağlarını kuşandılar. Laikler, Kemalistler, ateistler, loteryenler, masonlar, lionerler ve tüm batıcı yobazlar; şeriat düşmanı ifrazatlarıyla dolu senaryolarını medyaya sundular. Yeni Dünya Düzeni'nin